Annem Bekaretini Koru Dedi!
Eyl28

Annem Bekaretini Koru Dedi!

Macaristanlı sanatçı Andre Dezsö değişik malzeme ve teknikler kullanmaya hayli yatkın biri. Karton, seramik, gölge, nakış, ışık, cam ve klasik resim tekniklerini birleştirerek yarattığı pek çok özgün ve benim deyimimle “çok temiz” işleri var. Masallardan, popüler kültür öğelerinden ve öz yaşam öyküsünden hareketle kadınlık durumu üzerine yaptığı çalışmalar gerçekten ilgi çekici. Dezsö, 2006 yılında “Annemden...

Devamını Oku
Opera Çıkmazımız ve Oy Hesapları
Eyl24

Opera Çıkmazımız ve Oy Hesapları

En sevimsiz bulduğum komikliklerden biridir. İşte efendim Erzurum’a mı Van’a mı artık nereye ise bir opera gelmiş, temsilin sonunda bir amcaya sormuşlar “nasıldı” diye, o da  “Erzurum Erzurum olalı böyle zulüm görmedi!” demiş. Beni az çok tanıyorsunuz, aslında hayatı tiye almayı seven biriyim, ancak bu tip espriler bana komik olmaktan ziyade acıklı geliyor, canım yanıyor. Bir halk, dünyanın tüm medeni ülkelerinde neredeyse 500 yıldır...

Devamını Oku
Ah Turnalar, Ah Kardeşlerimiz, Sevdiklerimiz…
Eyl19

Ah Turnalar, Ah Kardeşlerimiz, Sevdiklerimiz…

Eski Sovyet coğrafyasında çok gezdim, çok şehirler gördüm. Gördüğüm, yaşadığım hemen her kentte hissettiğim duygular hep aynıydı: müthiş bir iç burkulmasıyla beraber sürekli bir “ağlayacakmış gibi olma” hali. Bir zamanlar Dünyanın en güçlü, en onuru halkı olan bu insanlar bugün kesif bir yoksulluğun ve sömürünün kucağında yaşam kavgası veriyorlar. Afrika’da allahın bile unuttuğu ülkelere yardım eli uzatanların bugün...

Devamını Oku
Bizim Yavruları Cıblah Bıraktın Normak !
Eyl12

Bizim Yavruları Cıblah Bıraktın Normak !

1950’li yıllara kadar Türkiye’de tarım büyük oranda hayvan gücüne dayanıyordu. Demokrat Parti dönemiyle beraber makineleşme başladı. Makineleşme dediğim Marşal Yardımı ile memlekete gelmeye başlayan traktörler. Aslında işin başlangıcı Demokrat Parti iktidarından öncedir. Hükümet üzerinde -her zaman olduğu gibi- zenginler etkilidir, Türkiye burjuvazisi komünizmden allahtan korktuğu gibi korkmaktadır. Bunun için Türkiye, daha İsmet Paşa...

Devamını Oku
Vajinafobi Şimdi de Eskişehir’e Gelmiş
Eyl10

Vajinafobi Şimdi de Eskişehir’e Gelmiş

Gün geçmiyor ki şu güzel yurdumuz yeni bir vajinafobi vakasıyla sarsılmasın. Sabahtan akşama kadar “…na koyayımcılık” oynayan adamlar (ve kadınlar) her ne hikmetse o koydukları şeyin kendisini görmeye dayanamıyorlar! Bir tür “vajinaya inanmıyorum ama bizi doğuran bir güç var” kafası bu. Güzel… Kadının gülümsemesinden bile tahrik olan siyasetçi adamı, anasının şeysinden haydi haydi tahrik olur. Oluyor da. En fecisi bu siyasetçi denilen...

Devamını Oku
Marilyn Monroe’nun Şiirleri
Ağu06

Marilyn Monroe’nun Şiirleri

Bir kere bulaştık ya, Marilyn peşimi bırakmıyor, “boyalı sarışının” lanetine dönüştü bu iş :) Ben kulunuz biraz akıldan noksan olduğum için gittiğim şehirlerde genellikle bir tek mahallenin dışına çıkmam, bir mekan belledim mi sürekli orada yer içerim, başka bir yeri denemem. Aşağı yukarı her kentte mecbur kalmadıkça değiştirmediğim bir baş mekanım vardır. Hangi kritere göre derseniz, hiçbir belirgin kriterim yok, bütçeme uygun olsun,...

Devamını Oku
Kadınlar Da Düşünebilir, Hatta Sarışınlar Bile !
Tem15

Kadınlar Da Düşünebilir, Hatta Sarışınlar Bile !

Arbat’tan Hamovniki tarafına doğru ara sokaklardan yürürseniz onlarca kafe görürsünüz. Bazıları Rus muhaliflerinin takıldığı sevimli mekanlardır. Hamovniki biraz bizim Cihangir’e benziyor. Rusların entelektüel düzeyinin bizdekilerden üç beş fersah yukarıda olduğu bir gerçek. Ancak buna rağmen yine de o çok bilmişlik ve herşeyin yüzeyde olması hali insanda tuhaf duygular uyandırıyor. Savaş karşıtı sloganlarla bezenmiş, sakalı göbeğine...

Devamını Oku
Tahdagurusu
May16

Tahdagurusu

İsveç’e yeni taşınmış bir akademisyen arkadaş panik içinde anlatıyor “yav veglüs diye bir böcek varmış, Amerika’da da bed bag diyorlar, eve bulaştıysa yatağı yorganı herşeyi atmak gerekiyormuş…”. Herifçioğlu nerede büyüdüyse artık, tahtakurusuyla İsveç’te tanışıyor! Dedim ki “kardeşim sana “veglüs” ya da “bed bag” dedikleri bizim memleketin tahtakurusundan başka bir şey değil.. “ Korkusu geçmedi tabi, adam İstanbul boğazından,...

Devamını Oku
Umut Nedir ? Bir Tablo, Bir Şiir…
May09

Umut Nedir ? Bir Tablo, Bir Şiir…

Bugün 9 Mayıs, Rusya ve diğer eski Sovyet ülkeleri için Zafer Günü. 2. Dünya Savaşı’nda faşizmi durdurmak için 25 milyon Sovyet yurttaşı yaşamını yitirdi. Bu gerçek zaferin bedelini canlarıyla ödeyen insanları tüm kalibimle, sevgiyle ve saygıyla anıyorum. Çünkü yendikleri düşman faşizmdir, sadece komünistlerin değil tüm insanlığın, tüm halkların, tüm doğanın en korkunç düşmanıdır. Savaş, Sovyet ve Rus sanatını derinden etkiledi....

Devamını Oku
Oğuz Atay, Tezer Özlü, Charles Bukowski, Şemsi Yastıman ve Ben
Mar12

Oğuz Atay, Tezer Özlü, Charles Bukowski, Şemsi Yastıman ve Ben

Hayata tutunmakta zorlanan insanlar ikiye ayrılırlar : Oğuz Atay okuyup kendi kendileriyle kavgaya tutuşanlar, Bukowski okuyup işleri oluruna bırakanlar… Tutunma ve kök salma konusunda gerçek bir başarısızlık öyküsü olarak ben, hiç bir zaman ilk türden olmadım. Ne kimsenin intiharı ilgimi çekti ne de kendimde bir intihar eğilimi gözledim. Ama tam olarak ikinci tür de olamadım. Çünkü Bukowski sabah akşam içen küfürbaz bir adamdır ve...

Devamını Oku
Umudun Katillerine Karşı Halkın Noel Babaları !
Oca02

Umudun Katillerine Karşı Halkın Noel Babaları !

Kasabadan köyümüze gelirken, köyün kayısı bahçelerinin ilk göründüğü yamaçta, iki tepe arasında bir ardıç ağacı vardı. Çocukluğumun en dokunaklı sahneleri büyükannemle, – bizim dille diyecek olursam böyğanamla – bu ağaca gidip türlü renkte bezler, çaputlar, ipler bağladığımız anlardı. Genelde günbatımıyla beraber böyğanam ağacın dallarına bezleri bağlar, bir yandan da gırtlağından çıkardığı sesiyle uzata uzata ağıt gibi...

Devamını Oku
Can Yayınları’ndan Aldığım Resim Dersi !
Ara16

Can Yayınları’ndan Aldığım Resim Dersi !

Ilya Repin, şüphesiz Rusya’nın en büyük ressamlarından biridir. Repin’in “Beklemiyorlardı” isimli tablosu en çok bilinen yapıtı değilse de sanat dünyasında hatırı sayılır bir şöhrete sahiptir. Repin, bu tabloda bir politik sürgünün beklenmedik bir anda eve dönüşünü anlatır. İki versiyonu olan tablonun ilk verisyonunu 1883’te son versiyonunu ise bir yıl sonra 1884’te yapmıştır. İlk versiyonda eve dönen kişi ve onu karşılayanların...

Devamını Oku
Çiviler, Donlar ve Sanat
Kas15

Çiviler, Donlar ve Sanat

Ressam Bahar Akçura’ya, hoşgörüsüne sığınarak. (*) Kafam eserekli olduğu için böyle yüksek tavanlı, beyaz, ışıklı modern sanat mekanları bana iyi geliyor. Sanat manat ayağına beleşe terapi oluyor işte. Ama misal, hiç klasik sanat müzesi gezmişliğim yok, Paris’e o kadar gidip geldim, kısa bir süre yaşadım, Louvre’la tek ilişkim yanına gidip çay kahve içmek oldu. Lizbon’daki Gulbenkian Müzesi’nin klasik koleksiyon bölümünde bildiğim tek...

Devamını Oku
Bir Sen Eksiktin Aytekin Yılmaz !
Eyl14

Bir Sen Eksiktin Aytekin Yılmaz !

Dolunay var ve kentin ışıkları hiç olmadığı kadar az. Tam karşımdaki kocaman otel tabelası bile söndürülmüş bu gece. Bu belki de iyidir, çünkü tüm geceyi gencecik ölülerle geçireceğim. 12 Eylül’ün bizden aldıkları bir yanda… hep genç kalmış abilerimiz ablalarımız.. Diğer yandaysa bizim bizden aldıklarımız. Kardeşi tarafından, yoldaşı tarafından katledilen masumlar… Bir kitap okudum. Roman mı desem anı mı desem bilmiyorum, ama çok...

Devamını Oku
Heykel Remzi ve Heykel Savaşlarının Muhtemel Faydası
Ağu23

Heykel Remzi ve Heykel Savaşlarının Muhtemel Faydası

Ben kulunuzun arada bir yaptığı performansları saymazsanız, Malatya’da çoluk çocuğun gözü önünde utanmadan anadan üryan durabilen tek kişi Heykel Remzi’dir. Malatya ağzıyla diyecek olursak “İremizi”. Heykel takma adı değidir, tıpkı benim gerçek bir deli olmam gibi İremizi arkadaş da gerçek bir heykeldir. Anlatayım, Malatya Atatürk Anıtı Hürriyet Parkı’nın karşısındaki alanda yer alır. Anıt yüksekçe bir kaidenin üzerinde askeri...

Devamını Oku
Tuzhurmatu Düşerken….
Haz12

Tuzhurmatu Düşerken….

Tuzhurmatu diye bir yerin varlığını öğrendiğimde henüz lise öğrencisiydim. Bornova’daki bir kitapçının ucuz kitaplar sepetinden şiir kitapları seçmiştim. İçlerinden biri Osman Numan Baranus adlı bir şaire aitti ve adı da Tuzhurmatu’ydu. Şunca yıllık ömrümde belki on kez kitaplığım boşalıp geri dolmuştur. Kimi zaman parasızlıktan kitaplarımı sattım kimi zaman deliliğim tavan yapınca torbalara doldurup çöpe attım bazen de göçebelikten...

Devamını Oku
Resimde Kuku Tekniği : Sanat mı Porno mu ?
Nis29

Resimde Kuku Tekniği : Sanat mı Porno mu ?

Hayatımda ilk kez gerçek bir sanat sergisine gittiğimde üniversite öğrencisiydim. Benimle aynı yaşlardaki kuzenim her nasılsa Vakko sanat galerisinin bir davetiyesini bulmuş, Vakko kim biz kim, tıfıl oğlanlarız zaten, açılışta şarap meze falan olur diye gittik. Galeri Vakko’nun meşhur İstiklal Caddesi mağazasında. Hangi sanatçı olduğunu bilmiyoruz ama resimler heykeller falan göreceğiz işte. Galerinin olduğu kata inen merdivenlerin...

Devamını Oku
Yerli Mayk Hammer’ı İftiharla Takdim Ediyorum!
Oca31

Yerli Mayk Hammer’ı İftiharla Takdim Ediyorum!

Öhömm.. önce bir öksürüp kendimize gelelim. Sizlere Mayk Hammer’in yerlisi sayın İsmail Parin’i sunmaktan gurur duyarım. Efendim bu romanın kahramını da yazarı da aynı kişi, sayın Mayk İsmail Parin Hammer. Kendileri gerçek bir şahsiyettir. Eskiden deliler çok cozutunca şehirlerarası bir otobüse bindirir komşu şehre gönderirlerdi. Bilet tek yön, dönüş bileti yok. Bir yolunu bulup geri dönerdik tabi ama, o arada bir kaç hafta millet...

Devamını Oku
Diktatörün Ebesinin Şeysi !
Ara03

Diktatörün Ebesinin Şeysi !

Katar Emiri stadyum yaptırmış. Akraba sayılırız kendisiyle, bizim Ahmet Davutoğlu beyle Suriye’ye demokrasi götüren emir var ya ondan söz ediyorum işte. Proje dev proje, 2 milyon nüfuslu ülkeye 45 bin kişilk stadyum. Nüfusun %2.5’i aynı anda maça gelebiliyor. Yani bizim buralarda 2 milyon kişilik bir stadyum yapıldığını düşünün. Ya da hiç düşünmeyin, mazallah Tayyip beyin kulağına falan gider de yapmaya kalkar.  Malumunuz bu...

Devamını Oku