Lizbon ve bilinmeyen fadolar…

Baştan savma gezgin programlarına ya da ucuz havayolu dergilerine bakacak olursanız fadolar, hep hüzünlü, çileli ezgilerdir. Oysa aralarında, Neca Rafael’in şu aşağıdaki bestesi gibi, çok neşeli olanları da vardır. Özellikle “geleneksel fado” denilen tarz içinde pek çok eğlenceli öyküye rast gelmeniz mümkündür.

Bu kayıtta,Lizbon’un emektar ses sanatçısı Zéquinha Mateus, “Já estás c’os copos” fadosunu söylüyor. Türkçeye çevirmesi pek güç, “jaştaş koşkopış” diye okunur, “tam küfelik olmuşsun”, “dut gibi içmişssin” veya “şişenin dibini görmüşsün” anlamına gelir. Eve dönen sarhoş adamın karısından yediği fırçayı (belki de dayağı) anlatır.

Altında Jose Saramago’nun küllerinin gömülü olduğu zeytin ağacına sadece on dakika mesafede olan Afonso Domingues Sokağında çekilen bu kayıt yaklaşık beş yıl öncesine ait.

Bugünse ne Zequinha artık eskisi gibi söyleyebiliyor, ne de bu küçük lokanta o zamanlardaki gibi zengin programlar yapabiliyor. Belki ancak kış aylarında, bitmeyen yağmurlar ve Ricardo Reis’in sonu gelmez kasvetli havaları Lizbon’un yerlilerini iyice bunalttığında, bu eski moda mekanlara müzisyenlerin harçlığını çıkartabilecek kadar müşteri geliyor. Turistlerse daha yukarılarda Alfama’da, çok ciddi bir iş yapılıyormuş gibi fado söylenen ve adeta emir komuta ile yemek yenen parıltılı, pahalı yerleri seviyor. Sesi kısılmış yaşlı adamlara ya da mesela Manuela Cavaco gibi titiz şarkıcılara rağbet yok.

Cavaco’yu dinleyen bir İngiliz’in “fena değil” dediğini duymuştum. Omuriliğimden elektirik çarpmış gibi irkildim; şöyle izah etmeye çalışayım: Cavaco, misal, bizdeki Neşet Ertaş gibi bir insandır. Bir Amerikalının Neşet Ertaş konserinden çıkarken gevrek gevrek sırıtarak “ehi ehi fena değilmiş yahu..” dediğini düşünün… Detayı bende kalsın, İngilize dönüp hak ettiği yanıtı verdim, ama benim yanıtım dünyanın düzenini değiştirmeye yetmediği gibi, küçümen aşkımız Lizbon’un bir çekirge sürüsü gibi herşeyi talan eden enternasyonel turist dalgası altında ezilmesini engellemeye de yetmiyor.

Şimdi ise sadece teknolojiye şükrediyoruz, elimizde hiç değilse bu güzel insanların hayallerinin kalmasına imkan verdiği için. Buyrun, Zéquinha Mateus’tan dinleyin… Hak ömrünü uzun etsin.


Deli Gaffar’ın Notları tamamen bağımsız bir kişisel blogtur. Hiçbir siyasi grup, medya kuruluşu ya da şirketin desteği olmadan yayın yapar.

Deli Gaffar’ı takip etmek için
Twitter : @DeliGaffar
Facebook  Gaffar Yakınca sayfası
Instagram :  deligaffar