Neden Kemal Kılıçdaroğlu?

Kemal Bey, Kemal Ağabey ya da Kemal Amca...

Kemal Bey, Kemal Ağabey ya da Kemal Amca…

Bu yazı Haziran ayında Kılıçdaroğlu bir şehit cenazesinde saldırıya uğradığında yazılmıştı. Bugün çok daha alçakça bir saldırı ile karşılaştı. Öyle sanıyorum ki bu saldırganların motivasyonları benzerdir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun devletin en tepesindeki kişiler ve onlara bağlı havuz medyası tarafından hedef gösterildiği vakidir. Kendisine yönelik saldırı mutlaka siyasi bir saldırıdır, ama öyle sanıyorum ki bu nefretin siyasi olmaktan ziyade kişiliğine dair bazı sebepleri vardır.

Kılıçdaroğlu, bir sosyal demokrattır. Biz sosyalistlerin -haklı olarak- yeterince devrimci bulmadığı bir partinin başkanıdır. Ancak öyle bazı özellikleri vardır ki siyaseten ne düşünürseniz düşünün hakkını teslim etmeniz gerekir.

Kılıçdaroğlu, sanıyorum Türk siyasetinin son yıllarda gördüğü en temiz, en düzgün parti başkanlarından biridir.

Mazisi temizdir, hakkında ne bir yolsuzluk davası vardır ne de hırsızlık iddiası. Bir gecede zengin olmuş akrabaları, servetine servet katan şaibeli oğulları, kızları, damatları, dünürleri, kayınçoları, bacanakları bilmem neleri yoktur.

Açık sözlü ve tutarlıdır. Mütevazıdır. Büyük parti başkanları arasında lidercilik oynamayan, öz eleştiri yapabilen tek insandır.

Dedim ya, belki siyasetçi olarak pek başarılı biri değildir, ama insan olarak örnektir. Zaten saldırı da onun siyasetçiliğinden ziyade insanlığına yapılmıştır. Çünkü AKP’nin yerleştirmeye çalıştığı çürümüş kültürün, insanların birbirine düşman haline geldiği “yeni” Türkiye’nin önündeki en büyük engel Kılıçdaroğlu gibi insanlardır.

Bu insan toplumda beraber yaşadığı kişilerin iyi gününü, kötü gününü bilir, ölüsünü dirisini bilir, hakkına hukkuna saygı gösterir. Çalmaz, çalanı hoşgörmez. Ne para ne ikbal için kimselere uşaklık etmez, edene prim vermez. Emeği ile kazanıp, helal lokma yemeyi ister, insanlığı, insana saygıyı herşeyin üzerinde tutar. Bunun için hırsızlar, arsızlar, katiller tarafından küçümsenir, aşağılanır.

Pek çoklarınızın Kemal Bey’e benzer amcası, babası, ağabeyi vardır. Yumuşak başlı ama dik adamlardır. Onlar konuştuğunda şu çirkin yağma düzeni içinden eski güzel Türkiye dile geliyormuş sanırsınız.

Siyaset, verdiği sözü tutmamaksa, seçmenini kandırmaksa, kapalı kapılar arkasında pazarlıklar yapıp çıkarına göre dümen kıvırmaksa eğer, evet Kemal Bey başarısız bir siyasetçidir.

Ne vatandaşa “ananı da al git” diyenler kadar başarılıdır, ne de diktatörü ayakta alkışlayanlar, taç giyme töreninde gerdan kıranlar kadar parlaktır. Ama çok açık ki hepsinden daha temizdir.

Türkiye’yi pençesine alan faşizm herşeyden çok bu insan tipine düşmandır. Arkasına tüm Batı dünyasını, Cemaati, yerli ve yabancı şirketleri alarak Cumhuriyetin neredeyse bütün kurumlarını yerle bir eden bu meşum kötülük, her engeli aşmıştır da bir tek bu insan tipinin üstesinden gelememiştir. Çünkü bu makul ve mutedil insanın toplumumuzda sağlam bir yeri, kültürümüzde çok derin kökleri vardır. Dışarıdan ithal edilmiş bir tip değildir ve tam da bunun için Anadolu halkına yabancı, Vahabi kırması faşizm için en büyük, en gerçek tehdittir.

Cumhuriyetin ta Köy Enstitüleri’nden itibaren yarattığı bu insan tipi, yağmacılığın, mezhepçiliğin karşısında hala dimdik duran bir set gibidir. Ayak çıplak baş kabak, çamurlu köy yollarında topuk eskiterek az-çok tahsil yapmış, memlekete hizmet etmeyi kutsal bellemiş, hayatını tüyü bitmemiş yetimin hakkını gözeterek sürdürmüş bu insan, belki sayıca azdır, ama tüm moral üstünlük, tüm tarihsel haklılık ondan yanadır.

Her değeri, her insanı parayla, ikballe satın alabileceğini düşünen dinciler bu insan karşısında afallamıştır. Madem ki Kılıçdaroğlu bu insanı temsil etmektedir, sindirilmeli, hırpalanmalı, yok edilmelidir. İşte bunun için iktidarın tüm odakları var güçleriyle Kılıçdaroğlu’na saldırmakta, tetikçilerini, başı bozuk sürülerini, tecavüzcü-hapçı serserilerini onun üzerine salmaktadır.

Siyasi duruşu üzerinde yürüteceğimiz tartışmalar bir yana, sadece bu sebepten ötürü bile Kılıçdaroğu’na sahip çıkma zamanıdır. Kemal Bey’e yönelik saldırı onun şahsından öte bir hedef gözetmektedir. Cumhuriyet’in “iyi insanını”, Kemal Ağabey’i, Kemal Amca’yı veya Kemal Bey’i eşkıyaların insafına bıraktığımız gün, -tüm solcular olarak- elimizdeki son kaleyi de kaptırmış oluruz. Bunun için bu haydutlara, bu hayasızlara ummadıkları bir yanıt verme zamanıdır. Emin olun Hak bizden yanadır, dimdik duracağız ve inanıyorum ki biz kazanacağız.


Deli Gaffar’ın Notları tamamen bağımsız bir kişisel blogtur. Hiçbir siyasi grup, medya kuruluşu ya da şirketin desteği olmadan yayın yapar.

Deli Gaffar’ı takip etmek için
Twitter : @DeliGaffar
Facebook : Gaffar Yakınca
Instagram :  deligaffar