Ankara Bombası ve HDP’ci Arkadaşlarımıza Bazı Sorular

"Perverted relative truth" - Andrew Stys, İngiltere - Karışık teknik

“Perverted relative truth” –
Andrew Stys, İngiltere – Karışık teknik

İki gündür soruyoruz, HDP’li arkadaşlarımız, onların yanında yürüyen ve kendine “sosyalist, devrimci, komünist” gibi sıfatlar takanlar Ankara bombacısı hakkında ne düşünüyorlar? Çok basit, çok sıradan bir soru soruyoruz, sadece fikirlerini öğrenmek istiyoruz.

Arkadaşlarımızdan çıt yok! Olayın ilk anından itibaren bülbüller gibi şakıyan, komplo tezgahlarında kül bırakmayan kardeşlerimiz şimdi sus pus oldular. Maşallah her konuda fikriniz var, analiz etmediğiniz siyasi hadise, anatomisini çıkarmadığınız toplumsal olay yok gibi, peki bu konuda neden susuyorsunuz?

Aylardır faşist diye küfür ettiğiniz, ulusalcı deyip aşağıladığınız, her tür hakarete, en basitinden ambargoya, boykota maruz bıraktığınız, solculuğunu sorguladığınız bir kardeşiniz olarak açıkça çok basit bir soru soruyorum, ve aynı şekilde açık, sade bir yanıt bekliyorum. Fikrinizi neden bizden esirgiyorsunuz? 

HDP’ye oy veren, siyasete pek bulaşmamış “sıradan” seçmen kardeşlerim, sizleri özellikle ayrı tutmak, iradenize ve aklınıza saygısızlık yapmamak isterim. Bakın sizin oyunuzla seçilen bir milletvekili Ankara’nın göbeğinde onlarca masum insanı katleden bir katilin cenazesine katılıyor, ona övgüler düzüyor, geride kalanları onun gibi davranmaya teşvik ediyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? “İyi ki de benim oylarımla böyle biri meclise girdi” mi diyorsunuz. Yoksa “lanet olsun size verilen oya, size verilen desteğe” mi diyorsunuz? Bu insanları siz seçtiniz, bizler, canına kast edilenler olarak size bu basit soruyu sorma hakkına sahibiz sanırım. Bizi öldürenleri ve daha da öldüremeye devam edeceğiz diyenleri hala aynı şekilde destekliyor musunuz?

Ne önemi var deyip geçemezsiniz. Sıradan bir olay gibi davranmazsınız. Bu soruyu bize değilse bile, hiç değilse kendi vicdanınıza karşı yanıtlamak zorundasınız. Hepimizin yaşadığı kentlerden birinde cadde ortasında güpegündüz vahşice bir terör eylemi gerçekleşiyor. Bunu gerçekleşitiren örgüt PKK’dir, HDP ise onun sivil kanadıdır. Durun, hemen kızmayın, bu benim iddiam değil, kendi sözleri. HDP, PKK’den ayrı bir şey değildir diyen, ayrıştırmaya kalkanları (sizin gibileri) hainlikle düşmanlıkla suçlayan onlar. Ve işte bir de fiilen gördüğümüz rezalet var, oylarınızla meclise giden bir kadın, o alçakça cinayeti işleyen adamın cenazesinde ona övgüler yağdırıyor. Oy verdiğiniz parti, onun sevimli eşbaşkanları suskun, hatta Demirtaş’ın bir beyanı dolaşıyor ortalıkta “PKK’li cenazesine gitmeyen vekil hakkında soruşturma açacağım” diyor. Kimbilir belki de vekil hanım aslında Demirtaş’ın talimatını yerine getiriyor. Siz bütün bunları onaylıyor musunuz? Vicdanınız bunlara olur veriyor mu? Vermediğine, bu işin çok ciddi biçimde canınızı sıktığına eminim. O zaman lütfen cesur olun ve sesinizi çıkarın. Siyasetin pisliğine bulaşmamış, tek derdi memleketin kurtulması olan insanlarsınız. Kimseden bir ikbal beklentiniz yok, o zaman tek borcunuz var demektir, o da gerçek. Gerçeği söyleyin, fikrinizi söyleyin, insana kıyan canileri desteklemediğinizi söyleyin. Ucuz siyasetçilerden, polemikten başka birşey bilmeyen lafazanlardan farkınızı gösterin, hala duygusal olarak aynı yerde durduğumuzu biliyorum ve sizden bunu istemeye hakkımız olduğunu düşünüyorum.

— o —

Ümitsiz olduklarım ise bu işin siyasetini yapan arkadaşlarımız. Türkiye solunu adeta tüm güçleriyle HDP siyasetine yedeklemeye kalkan, HDP’ci olmayanları fütursuzca faşist, ulusalcı, AKP’ci vs diye yaftalayan ismi kalabalık örgütler, partiler, dernekler.

Türkiye halkına barış, demokrasi, özgürlük getireceğini iddia eden, kendilerine komünist, sosyalist vs. diyen dostlarımızdan Türkiye tarihinin en şiddetli terör eylemlerinden biri hakkında tek söz işitemiyoruz! Daha doğrusu bazı sözler duyuyoruz da bunlar eveleme gevelemeden öteye gitmiyor. “HDP’nin terörü desteklemesi kabul edilemez” diyecek misiniz? Özeleştiri yapacak mısınız? Çok sevdiğiniz tabirle diyecek olursam, “amasız bir şekilde” teröre karşı duracak mısınız? Yoksa “hayır biz şimdi hiç bir şey olmamış gibi davranacağız, üç maymunu oynayacağız, nasılsa zamanla unutulur” mu diyorsunuz? Niyetiniz buysa, ki bu suskunluğunuzdan bunu anlıyorum, hiç boşuna heveslenmeyin. Seçim dönemlerinde HDP’ye oy vermeyen solcuların üzerinde estirdiğiniz terör daha dün gibi anımsanıyor, PKK’nin yükselttiği kirli savaş boyunca yaptığınız esef verici hamleler de hafızalarımızda.

PKK’ye gösterdiğiniz hoşgörü ve kabulun binde birini diğer solculara göstermiyorsunuz, iki ateş arasında ölen Kürt halkına göstermiyorsunuz, Bursa’da, İstanbul’da, Adana’da direnen emekçilere göstermiyorsunuz, Suriyeli mültecilere göstermiyorsunuz… Bütün anlayışınız, bütün hoşgörünüz maşallah PKK tarafından rezerve edilmiş, bizlere, masumlara, sivillere, emeğiyle kazanıp onuruyla yaşamak isteyenlere zırnık kalmamış.

Hiç ümidim olmamakla beraber, tekrar soruyorum, Türkiye’nin kurtuluşu olarak pazarlayıp arkasına takıldığınız bir parti canlı bombalara en üst düzeyde sahip çıkıyor ve bu çirkin terörün devamından yana tavır koyuyor, Türkiye’nin kurtuluşu dediğiniz bu muydu?

AKP’ye karşı en geniş muhalefet cephesi dediğiniz birliktelik bu canlı bombaları da içeriyor mu?

Büyük kentlerde böyle bombalar patlatıp insanları, çocukları katlederek halkların kardeşliğinin inşa edileceğine inanıyor musunuz?

Artık şehirlerdeki halkı hedef alan kör saldırılarla yürütülen bu savaşta PKK’yi ve onun siyasi ortaklarını desteklemenin bizi Türkiye Devrimi’ne taşıyacağını mı düşünüyorsunuz?

Temsil etmeye soyunduğunuz, emekçiler, işçiler, öğrenciler vb. kesimlerin bu saldırılar karşısındaki suskunluğunuza nasıl tepki vermesini bekliyorsunuz?

Sorular basit, sorular net… Ancak yanıtlar o denli kolay olmasa gerek. Kan gölüne dönmüş bir ülkenin ortasındayız. Bu işin ilk sorumlusunun 13 yıldır ülkeyi yöneten zihniyet olduğunu biliyoruz, ikinci sorumlu bunca yıldır onun ortağı olan PKK/HDP hareketidir. Reyhanlı’dan sonra Demirtaş’ın söylediği sözü unutmayın, “hükümetin yanındayız” demiş, oluşabilecek geniş bir muhalefet dalgasının önünde frene basmıştı. Gezi’de AKP’yi kurtardıklarını artık sağır sultan bile biliyor, hatta Apo’dan bunun için aferinler falan alıyorlar. HDP’nin iki yüzlü siyaset balonu önce Cizre ve Sur’da halk ateşe sürülürken, şimdi de Ankara’da patlayan bomba ile sönmüştür. Ülkeyi bu hale getiren iki ortağı artık çok iyi tanıyoruz.

Ancak HDP’den çok HDP’ciler belli ki bu durumda da kıvırmanın bir yolunu bulacaklar. Sanki solculuk ünvanı bunların ismine tapulanmış gibi yaptıkları en vahim hatalardan sonra bile laf çevirip caka satmaya devam edecekler.

Soldaki bu küçük siyaset bezirganlarından ümidim yok, ama bu ülkenin solcularından, demokratlarından, vicdan sahibi insanlarından ümitliyim. Benim kardeşlerim her tür cinayete karşı durabilecek denli onurlu ve merhametli insanlardır. Seçim matematiği veya başka bir sebeple HDP’yi desteklemiş olanları da böyledir. Onların da bugün benimkine benzer hisler içinde olduğunu biliyorum. Bunun için ümitsizliğe kapılmayalım, Türkiye büyük ve güzel bir ülkedir, savaş tüccarlarının, ikbal budalalarının bunca yıllık hainlikle hala kirletemedikleri bir ülkedir. Ve emin olun bizim çabamızla, bizim vicdanımızla bu belayı da atlatacaktır.


Deli Gaffar’ın Notları tamamen bağımsız bir kişisel blogtur. Hiçbir siyasi grup, medya kuruluşu ya da şirketin desteği olmadan yayın yapar.

Deli Gaffar’ı takip etmek için
Twitter : @DeliGaffar
Facebook : Gaffar Yakınca
Instagram :  deligaffar