Batının Bitmeyen İslamcı Aşkı ve Türkiye’nin Laiklik Savaşı

İslamik bir millet rüyası (dreaming of an islamic nation) - Herv Biel (İsviçre) - Ahşap üstü akrilik

İslamik bir millet rüyası (dreaming of an islamic nation) – Herv Biel (İsviçre) – Ahşap üstü akrilik

ABD-AB-AKP ortak yapımı islamcı Özgür Suriye Ordusu’na bağlı yamyamlar artık Türkiye’de eğitilecekler. Hesapta bunlar IŞİD’e karşı savaşıyorlar, aynı zamanda Esad yönetimine karşı da özgürlük savaşı veriyorlar ya hani, makbul muhalefet oluyorlar, bunlardan “ılımlı Suriye muhalefeti” diye söz ediliyor.

Suriye savaşı sayesinde bilmeyenlerimiz de öğrendi, islamcılıktan insanlığa hayırlı hiç bir şey çıkmaz. Hırsızlık çıkar, yağma çıkar, işkence çıkar, tecavüz çıkar, cinayet çıkar. Ama batılı kardeşlerimiz bunu anlamazlar, anlamamakta inat ederler, batı medyası bunları yazmaz, onlara göre islamcılık da diğer düşünceler gibidir, kriminal değildir. Aksini iddia edenlerse ya faşisttir, ya ayrımcıdır. Bilmediklerinden mi ? Hayır, Avrupalı adi yöneticiler, solcusu da sağcısı da, gerçekleri bal gibi bilirler. Ama bunları konuşmak işlerine gelmez, çünkü dinleri, imanları, herşeyleri paradır. Ne pahasına olursa olsun Esad düşmelidir, Suriye’nin de Libya gibi yağmalanması gerekmektedir. Misal, AKP’nin bütün pisliklerini bilmektedirler, bizim bilmediğimiz rezillikler bile istihbarat servislerinin elindedir, ama AKP ile bölüştükleri para tatlıdır, bunları konuşmazlar. Türkiye’yi yağmalamak için buldukları kadim ortaklarına çok fazla laf edilsin istemezler.

Avrupa halkı her zamankiden daha ağır bir medya kuşatması altındadır. Dünyanın neresinde bir yağmacı bir yamyam, zorba bir hırsız varsa Avrupalıların dostudur. Bu zalimler kendi halklarına ne tür kötülük yaparlarsa yapsınlar Batılıların sevgisini, iltifatını yitirmezler; yeter ki onları kendi yağmalarına ortak etsinler. Batılıların gözlerinden düşmelerinin tek bir sebebi vardır : yağmaladıklarını onlarla paylaşmaktan kaçınmaları ya da paylarını azaltmaları. Saddam bunun için bir anda düşmana dönüşmüştür, Kaddafi’nin öyküsü aynıdır, hatta bakın Putin için de durum budur.

Batının adı ne olursa olsun dibine kadar sağcı hükümetleri, bu bayağı soygun düzeninde bir aksama olunca hemen özgürlükçü solcuları, insan hakçıları falan yardıma çağırırlar. Daha düne kadar yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen diktatörler bir anda falanca etnik grubu ya da halkı ezen canavarlara dönüşüverirler. Başta BBC ve CNN olmak üzere tüm batı medyası koro halinde aynı masalları, hatta aynı uyduruk hikayeleri anlatmaya başlar. O güne dek bir böcek kadar bile kıymet verilmeyen halklar, etnik gruplar bir anda batılıların sevgilisi olurlar. Ortalama Avrupa solcusu ise, afedersiniz, bildiğin gerizekalı olduğu için, kendisine sunulan büyük resmi görmek yerine sosyal yardım kampanyaları altında vicdan duşu alıp arınmaya bakar.

Geçenlerde İsveç dışişleri bakanı Margot Wallström IŞİD’in 90 Süryani’yi kaçırmasını kınadı. Ama arkasından da şunu eklemeyi ihmal etmedi : “Suriye ılımlı muhalefetine eğitim programına destek vereceğiz, sorunun çözümü için AB ve  Arap Ligi’nin yanı sıra Türkiye ile de ortak çalşma yürüteceğiz.” Sizce bu dangalak Türkiye’nin sorunu yaratan aktörlerden biri olduğunu bilmiyor olabilir mi? Ya da misal parlementosunda Türkler ve Kürtler tarafından 100 yıl önce yapıldığı iddia edilen Süryani soykırımını tanıyan İsveç’in bugün Suriye’de gözlerimizin önünde gerçekleştirilen Süryani ve Ermeni soykırımını görmemesi nasıl izah edilebilir? Özgür Suriye Ordusu adı verlen yamyam sürüsü yüzlerce kilise yaktı, onbinlerce hristiyanı öldürdü, tecavüz etti, sürdü… Ama üç yıl boyunca İsveç’ten çıt çıkmadı, ta ki işin içine IŞİD girene kadar. Hatta IŞİD’den sonra bile ultra humanist İsveçli politikacılar sessizliklerini pek bozmadılar. Allahtan IŞİD’le Kürtler bir savaşa tutuştu da Kürtlerin sağlam propagandası sayesinde bu iki yüzlü alçaklar birazcık insanlıklarını hatırladılar, Suriye halkının acılarına uyandılar!

Olayın vehametini gösteren bir başka örneği paylaşayım. Geçenlerde Mouhannad Droubi adında bir Özgür Suriye Ordusu yamyamı İsveç mahkemesi tarafından “işkence ve insanlık dışı muamele suçundan” 5 yıl hapis cezasına çaptırıldı. Biliyorsunuz bu islamcı yamyamların en sevdiği şeylerden biri yaptıkları işkenceleri, katliamları videoya çekip Youtube’a koymak. İşte o işkence videolarından birinde bu şerefsizin de varlığı ortaya çıkıyor. İsveç’teki Suriyelilerden bir kısmı bu durumu savcılığa bildiriyor. Bunun üzerine Droubi yargılandı ve mahkeme insanlığa karşı işlenen suçların evrensel niteliğini göz önünde bulundurarak kendisine 5 yıl hapsi cezası verdi. İşte size sevgi pıtırcığı, hoşgörü abidesi bir islamcının portresi. Ortada böyle kabak gibi hadiseler duruyor, İsveç’teki Suriye toplumunun önemli bir kesimi yıllardır islamcıların ne kadar vahşi yamyamlar olduğunu anlatıyor, ama İsveç hala sorunun çözümü için Özgür Suriye Ordusu ve Türkiye ile işbirliğinden söz ediyor!

Dünyada sadece islamcı zorbalığın bedelini ödeyen halklar islamcıların ne olduğunu biliyorlar, islamcıların hoşgörü martavallarına inanmıyorlar. Bunun için Türkiye’de laik eğitim boykotu gerçek bir halk eylemine dönüşüyor, bunun için Türkiye’de milyonlarca insan en önemli ihtiyaç olarak laiklikten söz ediyor, tüm basının, gazetecilerin, AKP’nin ve HDP’nin “gerçek islam bu değil” diye hep bir ağızdan bağırmasına rağmen bu cümlenin islamcılığın cürümlerine kılıf oluşturmaktan başka bir işe yaramadığını biliyor.

Kapatırken bir kez daha söyleyelim : Türkiye’nin ve tüm ortadoğunun en büyük belası kendini farklı biçimlerde gösteren islamcılıktır. Bunun için de en önemli sorun, en önemli gündem laiklik başlığıdır. İslamcılık ideolojik olarak kaybetmiştir ama elinde zor aygıtı vardır, arkasında batının desteği vardır. Batıya şu basit gerçeği anlatmak zorundayız : Bugün bizim coğrafyamızda yürüyen savaş aslında tüm insanlığın kaderini ilgilendirmektedir. İslamcı barbarların Türkiye’de kazanması insanlığın tüm dünyada kaybetmesi demektir.

— // —

Deli Gaffar’ın Notları tamamen bağımsız bir kişisel blogtur. Hiç bir siyasi grup, medya kuruluşu ya da şirketin desteği olmadan yayın yapar.

Deli Gaffar’ı takip etmek için

Twitter : @DeliGaffar

Instagram : deligaffar

Facebook : Gaffar Yakınca