Güzel Şeyler De Oluyor : İnekler Kazanıyor, Biz De Kazanacağız !

Sahipsiz mi sandınız inekleri, garibanları, ezilenleri? Kimse yoksa biz varız, kardeşleri var.

Sahipsiz mi sandınız inekleri, garibanları, ezilenleri? Kimse yoksa biz varız, kardeşleri var.

Ta geçen Ocak ayında kızgın ama kararlı bir yazı yazmıştım. İneklerle ve ineklerin mücadelesiyle ilgili. Almanya Rasdorf’ta bir besi damında sıkışan osuruk gazları patlıyor, bir facidan dönülüyor, şans eseri ölen inek olmuyor. O zaman nasıl kızdığımı nasıl incindiğimi tarif edemem… Ulan bu inekler sizin köleniz mi ahlaksız herifler diye bağırasım gelmişti… İnek kardeşlerimin hakkını savunmak için de dilim döndüğünce bir yazı yazmıştım.

Aslında bu deli kulunuzun yazdığı her yazı bir tür çağrı gibidir. Gönlümden geçeni yazıyorum, allah deliyi severmiş de istediğini verirmiş tezi doğrudur belki diye, bir ümit. İneklerle ilgili yazı da böylesi bir dilek taşıyordu. İnsanoğlu şu gariban hayvanlara zulüm eziyet etmekten vazgeçsin, kendi bebeleri sağlıklı olacak diye onların bebelerini kurban etmesin, etini sütünü bilmem nesini gasp etmesin istiyordum.

Var ya, en karanlık en umutsuz zamanlarda bile insanlıktan umudu kesmemek lazım. İyinin, doğrunun, güzelin şu dünyada yiyecek ekmeği tükenmez. Bu yazıyla bir kez daha gördüm bunu. Şöyle oldu, bir mektup aldım, Can adında birinden geliyor. Aynen şöye yazmış :

ineklerin mucadelesi yazısı uzerine vejeteryan oldum. Uzun zamandir dusunup, bir turlu cesaret edemedigim, baslayamadigim birseydi. bu yazi, tetikleyicisi oldu. Tesekkur ederim. Musaaden olursa, yaziyi ispanyolcaya cevirmek istiyorum. Sana cevirip gonderebilirim, blogda yayinlayabilirsin, istersen ben de bir yerde yayinlayabilirim.

Ben bu mektubu aldığımda ne diyeceğimi bilemedim. Afalladım kaldım. Hayatımda hiç bu kadar iyi bir şey yapmamıştım sanırım. Can’la bir iki yazıştık, sonra kendisi söylediği gibi yazıyı İspanyolcaya çevirdi ve yayınladı. Hem de ineklerin mücadelesi başlıklı bir blog altında. Mutluluğumu kelimelerle anlatmam olanaksız, inekleri, Can’ı ve şu blogu okuyan binlerce güzel insanı düşündükçe gözlerim doluyor, zor tutuyorum kendimi.

Dedim ki kendi kendime, ulan bak, kazandık işte. Kim derdi ki Rasdorf’ta esaret altında yaşayan dilsiz gariban ineklerin davası burada bir kıytırık blogta ses bulacak da oradan kim olduğunu bile bilmediğim bir güzel adam eyleme geçecek. Eti bırakacak, hayvanlarla barış ilan edecek, üstüne bir de o güzelim sahipsiz hayvancıkların mücadelesine omuz verecek.

Var ya arkadaş, mücadele insanı güzelleştirir diyorlar ya hani, işte o güzellik böyle bir şey. Böyle engellenemez, durdurulamaz, coşkun bir şey. Kardeşimsin Can; inekler, sen, ben ve tüm iyi insanlar kardeşiz ve böyle çok güzeliz. Tanımadığım ellerinden, görmediğim gözlerinden öperim güzel kardeşim.

Şu deli dilim tutulsun, demeden duramayacağım, biz burada ineklere falan üzülüyoruz ya hani, bir başka adam, badem bıyıklı bir diktatör, 301 insan evladını bir kara kömür madenine gömdü de kılı kıpırdamadı. Numunelik olsun, yalancıktan olsun bir üzüntü kırıntısı bir gözyaşı düşmedi yüzünden.. Görüyorsunuz değil mi nasıl bir vicdansızlıktır, nasıl bir taş yürekliliktir, nasıl bir hainliktir bu… İşte o yüze iyi bakalım ki kötülükle mücadele etmek namus borcumuz olsun. İyiliği güzelliği çoğaltmak onurumuz olsun. Öksüz ineklerin sesi olmayı bile başarıyorsak eğer, yani bu iyilik bu cesaret bu güzellik bizim taraftaysa eğer, bir de bu yüzden, inanıyorum ki biz kazanacağız !

 

Sözünü ettiğim yazı : Osuruğumuzla Bitireceğiz Sizi, Yaşasın İneklerin Mücadelesi!

Can’ın çevirisi ile İspanyolca ineklerin mücadelesi : A Pedos Acabaramos Con Ustedes, Que Viva La Lucha de Las Vacas!