Tuzhurmatu Düşerken….

Osman Numan Baranus - Her şair gibi biraz tuhaf ve yalnız bir adamdı.

Osman Numan Baranus – Her şair gibi biraz tuhaf ve yalnız bir adamdı.

Tuzhurmatu diye bir yerin varlığını öğrendiğimde henüz lise öğrencisiydim. Bornova’daki bir kitapçının ucuz kitaplar sepetinden şiir kitapları seçmiştim. İçlerinden biri Osman Numan Baranus adlı bir şaire aitti ve adı da Tuzhurmatu’ydu.

Şunca yıllık ömrümde belki on kez kitaplığım boşalıp geri dolmuştur. Kimi zaman parasızlıktan kitaplarımı sattım kimi zaman deliliğim tavan yapınca torbalara doldurup çöpe attım bazen de göçebelikten taşıyamaz olduğum için eşe dosta çocuklara bıraktım. Onun için elimde uzun süre sakladığım kitap sayısı pek azdır. Tuzhurmatu işte bunlardan biri. Baranus’un şiirlerini (kendisi özün diyor) o kadar sevmişim ki yazdığı bu son kitabı elimden çıkarmaya kıyamamışım. Tuzhurmatu’nun (Tuz Khurmatu) Irak’ta bir Türkmen kenti olduğunu bu sayede öğrenmiştim. Baranus büyük olasılık MKE’de ekonomist olarak çalıştığı yıllarda Irak’a ve Tuzhurmatu’ya gitmiş. Kitaptaki şiirlerin pek çoğu da bu seyahatle ilgili. Baranus Bağdat dahil pek çok şehri görmüş ancak Tuzhurmatu onu nasıl etkilediyse artık, kitaba oranın adını vermiş. Şiir şöyle :

Tuzhurmatu,
Tuz ve hurma
İnsanoğlu
Sonsuzluğu
Bu soy bir güzellikte buldu
Bu soy bir yalınlıkta.

Tuzhurmatu,
Yol ve motor.
Günaydın Sanem, günaydın!
Beklenen sabah oldu.
Gülmeye, mutlanmaya,
Yürümeye bu yolu
İnsanlar uyanıyor.

Tuzhurmatu
Dem ve kumru.

Tuzhurmatu, Tuzhurmatu,
Ne bu tuzu bu hurmadan,
Ne bu yolu bu motordan,
Ne bu demi bu kumrudan
Almaya olanak yoktu,
En büyük bir mutluluk bu.
Günaydın Sanem, günaydın!
Böyle böyle sabah oldu.

Dün Tayyip’in büyütüp beslediği İslamcı katillerinin eline düştü Tuzhurmatu. Nüfusunun çoğunluğu Şii Türkmen, yani bu vahşiler için “doğal düşman”. Bu yazıyı yazarken internetten Tuzhurmatu’ya ait bir kaç fotoğraf bulayım dedim. Ne acı, Google’a Tuzhurmatu yazdığınızda gelen tüm resimler bombalama, yıkım ve kan görüntüleri. Zavallı Tuzhurmatu, Baranus’un aşk ve sevgi şehri, kim bilir daha ne zulümler ne acılar bekliyor seni?

Osman Numan Baranus, 2005 yılında bir huzurevinde yalnız başına yaşama veda etti. Susmamak ve mücadeleye devam etmek için bir sebebimiz de onun rahat uyuması olsun. Bu mutlak kötülüğe karşı, onu yaratan ve ucu Türkiye iktidarına uzanan zihniyete karşı, yılmayalım ve devam edelim. Sanem bir kez daha gülmeye, mutlanmaya uyansın diye, ve insanlar uyansın diye, birlikte yürümek için bu güzel yolu.

Hem bakın Baranus ne demiş:

Halk kurtardı tanrıyı ellerinden
Çarşı-pazar Tanrı tecimenlerinin
Kurtardı ellerinden,
Ulu katına oturttu.
….
Halk aldı Kuran’ı ellerinden
Sömürgen derebeyi artıklarının
Aldı ellerinden,
Kutsal yerine koydu.
Halkın kanını emenler
Kendi kurdukları darağaçlarında
O sabah boy boydu

Bu sabah, bugün
Ve bundan böyle ebeda,
Alanların alamaz olduğu
Bu halkın bayrağı yucalarda :
“Birlik-Özgürlük-Sosyalizma”

 

(*) Meraklısına Osman Numan Baranus hakkında iki güzel yazı, birisi Hasan Bülent Kahraman’dan, diğeri Hasan Aktaş’tan