Kitlelerin İsyanında Don ve Çorap Faktörü !

Dantelli don ve AB istiyorum !

Kiev : Dantelli don ve AB istiyorum !

Fotoğraf Kiev’deki Bağımsızlık Meydanı’ndan, bizim söylediğimiz haliyle Maidan’dan. Eylemci kadının elindeki pankartta şunlar yazıyor : (Avrasya) Gümrük Birliğini istemiyorum. Dantelli külot ve Avrupa Birliği istiyorum!

İşin aslı şu, geçenlerde, Avrasya Gümrük Birliği ülkeleri Rusya, Belarus ve Kazakistan dantelli külodu yasakladılar. Böyle yazınca nasıl da havalı oldu değil mi? Şerefsiz diktatörler halkın dantelli don giyme hakkına bile tecavüz ettiler. O zaman hemen yıkalım bu adi diktatörleri. İşin ucunu NATO müdahalesi istemeye kadar vardırabilirim bu şekilde, CNN muhabiri gibiyim valla !

Neyse biz yine de olduğu gibi söyleyelim, gümrük birliği ülkeleri bir yasa çıkardılar ve pamuk oranı %6’dan düşük olan çamaşırların üretimini de ithalatını da yasakladılar. Dayanak şu : %6’nın altında pamuk içeren çamaşırlar yeterince nem emmedikleri için sağlıksızlar. Dantel külodun sorunu da burada, pamuk oranı %3’te kalıyor. Yani efendim diyorlar ki biz milletimizin poposunu, kukusunu düşünürüz ona göre standart koyarız.

Öyle mi dersiniz ? Valla şu yaşıma geldim bir şey öğrendim, dünyada hiç bir devlet hiç bir işi halkın yararını gözeterek yapmaz. Faydalı gibi görünen her işin altında bir çapanoğlu mutlaka vardır. Buradaki konu da Rus ve Kazak kadınların popolarının sağlığı değil, Kazakistandaki tekstil sektörünün korunması. Rusya don pazarının büyüklüğü yıllık 4 milyar dolar ve bunun %80’ini ithal ürünler alıyor. Artık bu işten biraz da Kazaklar nasiplensin istiyorlar. Ayıp mı peki ? Valla ayıp demeye dilim varmıyor çünkü Avrupalı dingillerinin bugüne dek neler yaptığını biliyorum. Misal Avrupa’ya asidi şu kadar olmayan Elmayı, şekeri bu kadar olmayan kayısıyı falan sokamazsın. 2009 yılına kadar hıyarın düz olmayanını pazarda bile satamıyordun, yasaktı. Muz standardı ise hala devam ediyor, “fazlaca eğri muzlar” hala Avrupa’ya giremiyor. Neden acaba? Neden olacak İspanyol, Fransız ürününe yol açılsın diye. Yani devlet denilen ticari hokkabazlık mekanizması böyle çalışıyor işte.

Kazakistan : Donuma dokunma !

Kazakistan : Donuma dokunma !

Ama bu don mevzuu ticari boyutu da aşıyor gibi. Kazakistan’da donuma dokunma diye eylemler yapıldı, hatta “benim kukum benim donum” diye slogan atan otuz eylemci gözaltına alındı. Don meselesi Ukrayna hadiselerine bile girdi. Hafızayı biraz zorlayın, bir iddiaya göre, Sovyetleri de naylon çorap ve kot pantolon aşkı yıkmıştı. Buradan Sayın Zizek’e sesleniyorum, hocam sen ota boka felsefe yapmayı iyi beceriyorsun.  Ben bile bu deli kafayla senin gibi yapamıyorum. Şuna da bir el atsana sevabına. Senden “Orta katmanların mobilizasyonunda don ve çorap faktörü” tadında bir makale bekliyorum. Ellerinden saygıyla öperim.

NOT : Neredeyse bir haftadır hiç bir şey yazamıyorum çünkü tüm boş vaktim Ukrayna’daki arkadaşlarla haberleşerek geçiyor. Birine bir şey olmuş mu, iş güç, para pul durumları ne oldu, ihtiyaçları ne, memleketin hali ne olacak (buradaki memleket bizimkisi değil Ukrayna) falan filan.. Gaffar kulunuz biraz Kiev’li sayılır. Diyecek çok söz var, aşık olduğum bir şehri o halde, bir savaş alanı gibi görmek içimi yakıyor. Ukrayna ile ilgili daha ciddi bir şeyler yazacağım da şimdi herşeyi çok içimde hissettiğim için bir türlü toparlayamıyorum. Umarım,  yakında, çok yakında…